Ahlak Nedir? Ne Değildir?

AHLAK NEDİR? NE DEĞİLDİR?

Ahlak:

Davranışın en ölçülü ve dengeli olanına denir. Zamana, mekana ve kültürel faktörlere bağlı olmaksızın, insanın fıtratında var olan, hayatı iyi ve güzel kılmaya dönük her tür anlayış, davranış, kavrayış halidir. Öyle ki ahlak; hiçbir yazılı/sözlü yasa olmasa dahi, tek başına mahkeme kurmaya kafidir. Onun varlığı, toplumun ihyası için şart ve yeterlidir.

Halk içinde bilinenin aksine “etik” ile “ahlak” aynı şey değildir. Etik; doğru veya yanlış davranışın teorik karşılığıyken, ahlak ise; davranışın pratiğe / eyleme dönüşmüş şeklidir. Günlük dilde bir ahlâki problemden söz edildiğinde, bunu bir etik problemi olarak anlamak daha doğru olacaktır. Örneğin; Fabrikaların çevreye zarar vermemeleri “etik” kavramının alanına girerken, fabrikaların çevreye zarar vermeksizin, nerede ve nasıl üretim yapacakları “ahlak” kavramının alanına girmektedir.

Terimsel olarak Ahlak:

Ahlâk; Arapçada “seciye, tabiat, huy’’ gibi manalara gelen hulk veya huluk kelimesinin çoğuludur. İyi veya kötü olarak ortaya çıkan tavırlardır. Ayrıca, doğuştan gelen, doğal bir dışavurum, daha önce tasarlanmış bir model veya kalıbı baz alarak üretmek veya meydana getirmek, mükemmel bir ölçüye uygun olarak yapmak veya şekil vermek, bir işi ölçülü ve âhenkli biçimde yapmak anlamlarında da kullanılmaktadır ve dışı pürüzsüz ve temiz olan şeyler için de kullanılır.

Türkçe’ye girmiş türevleri:

Halk, halayık, halik, hilkat, hulk (ahlak), mahluk.

Batı düşüncesinde Ahlak kavramı üzerine söylemler:

  • Vicdanın yargıları aklın yargıları değildir, o yaratılıştaki bir duygudan ileri gelir. Aklımıza bize erdemi tanıtır tanıtmaz, bu duygu, bizi onu sevmeye götürür. Bunun dışında, vicdanın ilkesini doğamızla açıklamak olanaksız olduğunda, en azından bir tanıklıkla açıklayabiliriz; kanıt kendi içimizdedir. Vicdan! Vicdan! Tanrısal öz, ölmez ve göksel ses.

Jean Jacques Rousseau / Emile

  • Ahlak, nasıl mutlu olabileceğimizi değil, mutluluğa nasıl müstehak olabileceğimizi gösteren bir doktrindir.

Immanuel Kant

  • Ahlak ve erdeme ilişkin her sözün ardında bir sahtekarlık ararım.

Friedrich Nietzsche

  • Tüm erdemlerin temel özelliği; yükselme yolunda sürekli bir çaba, bizzat kendiyle cenkleşme, daha büyük ve derin bir saflığa, bilgeliğe, iyilik ve sevgiye yönelik doymak bilmez bir istektir.

Goethe

 Ayrı ayrı birer ahlaksız yaratık olan insanlar, toplu oldukları zaman namuslu kişiler olurlar.

Montesquieu

 İyi olduğunuz için herkesin size adil davranmasını beklemek, vejeteryan olduğunuz için boğanın size saldırmayacağını düşünmeye benzer.

Dennis Wholey

Ahlakın Anlam Sahası:

Ahlakın temelini oluşturan “doğru-yanlış, iyi-kötü, adaletli-adaletsiz” gibi kavramları, insanın çok rahat bir şekilde kullanabiliyor olması, bu yeteneklerin insana doğuştan kodlandığının en büyük göstergesidir.

Bu konuyu “Empati” ( Kişinin kendisini başka birinin yerine koyarak, karşı tarafın duygularını, isteklerini ve düşüncelerini anlayabilme becerisi ) kavramı üzerinden açıklayacak olursak, bir eylemi “ahlaki” kılan en temel özelliklerden biri olduğunu görebiliriz. Kızgınlık, korku, üzüntü, sevinç, acı, şehvet, suçluluk, utanma ve aşk gibi birçok temel duyguya “empati” duyarız.

M.L.Simner, M. Dimion, F. Simion ve G. Caltran gibi bilim adamları tarafından Gelişim Psikolojisi üzerine yapılan deneylerde yeni doğan bebeklere diğer bebeklerin ağlamaları dinletilince ağlamaya başladıkları, stresli olduklarını gösteren yüz ifadeleri sergiledikleri ve emzirme oranlarının değiştiği saptanmıştır. Bu reaksiyonların gerçekten ağlamaya karşı mı yoksa, gelen sese karşı mı olduğunun anlaşılması için yeni doğanlara, aynı şiddette başka sesler, sentetik ağlama veya kendi ağlamalarının kaydı dinletildiğinde diğer bebeklerin ağlamalarına gösterdikleri reaksiyonu göstermemişlerdir.

Bu ve benzeri deneyler, daha bebeklik aşamasında, insanların zihinlerinde; iyi ve kötüyü, doğru ve yanlışı, adaletli ve adaletsizi, kasıtlı ve kasıtsızı (iyi ve kötü niyeti) ayırt eden, sosyal değerlendirmeler yapabilen özelliklerin hazır olduğunu göstermektedir. Bu özelliklerin insana kodlanmış olması, bunları %100 doğru kullanacağı anlamına gelmemektedir. Örneğin acıdan kaçınmak gibi doğuştan gelen bir özelliğimize karşı, acıdan zevk alan “mazoşist” insanların olduğu hepimiz tarafından bilinmektedir.

Ahlak ile Din arasındaki ilişki :

Doğuştan sahip olduğumuz özellikler, bizi ahlaki değerleri olan bir varlık olmaya yöneltir. Benimsediğimiz ahlaki değerlerin Allah ile ilişkisini kurmamız ise ancak bize Allah’ın öğüt verme şeklindeki bildirimleriyle rasyonel bir temele oturur ve karşılık bulur. Burada önemli bir ayrıntıyı ifade etmek gerekir. İyi ahlaki davranışlar; “Allah öyle emrettiği için değil, insanın içine kodlanıp seçme şansı da kendisine ( iradesine ) bırakıldığı için” sergilenirler. Bundan dolayıdır ki; ilahi bir metin veya peygamberler olmasa dahi insan bu doğasıyla iyiyi-kötüyü, doğruyu-yanlışı, güzeli-çirkini keşfetme potansiyelinde yaratılmıştır.

Hepimiz, düşen bir insanı kaldırmak gerektiğini biliriz. Bu bilgi, bize doğamızın bildirdiği doğal/sezgisel bir bilgidir. Ama düşen bir insanı herkesin kaldırmadığını görürüz. Buradan çıkan sonuç şudur: Bir şeyin doğru olduğunu bilmek (bilgisel boyut), o doğruyu zorunlu olarak yaptırmamaktadır. Bir şeyin kötü olduğunu bilmek de o kötülükten zorunlu olarak uzak durmak gibi bir sonuç yaratmamaktadır. Doğru bildiğimizi yapmayı, yanlış bildiğimizden de uzak durmayı gerektiren başka bir kaynağa ihtiyaç burada ortaya çıkmaktadır. Bu da bilgiyle değil iradeyle ilgili bir durumdur. Dinin bilgimize değil, irademize yöneldiği ve bir irade eğitimi yaparak, doğru bildiklerimizi yapmayı, yanlış olarak bildiklerimizden de uzak durmayı istediği açıktır. Bu da bizi yine ahlakla buluşturmaktadır.

Sonuç :

Özetleyecek olursak insan, doğası gereği unutmaya, haddini aşmaya ve düzen bozmaya meyilli bir varlık olduğu için bu davranışlar, kendisine sık sık hatırlatılmak suretiyle, özüne kodlanmış olan iyi davranışları seçmesi öğütlenmiştir.

Emre Özer

Latest posts by Emre Özer (see all)

Bunu arkadaşlarınla paylaş;

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Takipte kalmak için,

imgimg
imgimg