Eğitimde Üretkenliği Teşvik Edelim!

Kendimize ve çevremizdeki insanlara yararlı olabilecek işler üretmek ve bu doğrultuda devamlı mücadele içinde olmak, bireysel anlamda gelişimimizin temelini oluşturan ana unsurlardandır. Dolayısıyla eğitimde üretkenlik olmazsa olmazlardandır.

Üretken bireyler için bir sınır yoktur. En önemli özellikleri ise; merak eden, sorgulayan, araştıran ve elde ettikleri veriler ile keşfetme cesaretini gösterebilen kişiler olmalarıdır.

Bu kadar ön bilgiden sonra gelmek istediğim ve üzerinde hassasiyetle durulması gerektiğine inandığım asıl konu geleceğin kendileri olan çocuklarımızı nasıl eğittiğimizdir.

Güncel eğitim metodu çocuklarımızı girişimci, özgür ve stratejik düşünürler olma yolunda yani kısacası yaşamının bir amacı olan, üretebilen bir insan olarak eğitiyor mu? Tam da bu noktanın düşünülüp, sorgulanması ve bir çözüme kavuşturulması gerektiği kanaatindeyim…

Yapılan araştırmalarda elde edilen sonuçlara göre;  çocuklar sınavlarda daha çok “başarılılar” belki ama artık daha az üreticiler.

Sizlerin de fark ettiği üzere; çocuklar duygularını ifade etmede daha yetersiz, az konuşkan, sözel olarak kendilerini daha az ifade eden, düşük enerjili, daha az duyarlı, daha az yaşam dolu, daha az analiz yapan ve her şeyi farklı açılardan görmeye daha az meyilli olan bir hale geldiler.

Başka bir deyişle bir üretkenlik krizinin ortasındayız. Bu durumu görmeli ve çok iyi okumalıyız. Peki bu ciddi problemden kendimizi, çocuklarımızı ve geleceğimizi nasıl koruyabilir, kurtarabiliriz?

Elbette yapabileceğimiz bir şeyler var… Mesela; eğitim kurumlarının öğrenme-öğretme şeklini değiştirerek başlayabiliriz…

Yapılan sayısız araştırmaların kanıtladığı gibi, özellikle ilköğretim çağındaki çocuklarımızın ciddi anlamda oyuna ihtiyaç duydukları ortadadır.

Eğitimde Üretkenlik

Ders kitapları yerine, ellerini ve zihinlerini kullanarak oyun yoluyla öğrenmenin çok güçlü bir yöntem olduğunu düşünüyorum. Çocukların hayal kurma, keşfetme, doğaçlama yapabilme, sosyal, düşünsel, bilişsel ve hatta fiziksel gelişimlerinde oldukça hayati bir değer taşıyan oyun; çocukların çevresiyle daha uyumlu, olup biten olaylara karşı daha duyarlı ve çok yönlü bakmalarına yardımcı olacaktır.

Diğer bir yöntemde; çocuklarımızı soru sormaya teşvik etmek olmalıdır. Sorular çocukların bilgi edinme ve doğal gelişimlerinde son derece önemlidir. Mesela, “Bu ne işe yarıyor? Bu ne?” gibi sorularına cevaben “Sence ona ne demeliyiz?” diyerek düşünmelerine imkân sağlayabiliriz.

Ebeveynler olarak çocuklarımızı mükemmel ve başarılı olmaya yüreklendirdiğimiz kadar, aynı zamanda onların kendi değerlerini bulup, kendi ilgi alanlarını keşfedecek özgürlüğü sunarak, dünyaya özgün fikirler kazandıracak üretici bireyler olmalarını sağlayabiliriz.

Eğer doğrunun ve güzelin yaşandığı bir gezegen istiyorsak, çocuklarımızın yani gelecek nesilleri eğitme şeklimizi kesinlikle değiştirmeliyiz. Her bir bireyin, bu sosyal ve keşfetme becerilerinden yoksun ve potansiyellerini örtecek şekilde yetişmelerine göz yummak, canilik olacaktır.

O halde gelin; İnsanları üretkenliklerinden uzaklaştırarak eğitmekten vaz geçip, tükettiklerini üretecek bir bilinç ve imkân verelim.

Ömer Özbek
Latest posts by Ömer Özbek (see all)
Bunu arkadaşlarınla paylaş;

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Takipte kalmak için,

imgimg
imgimg