200 km Hızla Giden Bir Araba Olmak

Bugün sizlerle bilimsel anlamda bir şeyler paylaşmayacağım, ya da farklı deneylerden bahsetmeyeceğim. Aklıma sadece kendi düşüncemden yola çıktığım, hayatımızı, hedeflerimizi, çabalarımızı ve cesaretimizi gösteren bir benzetme geldi. Bu benzetme, hepimizin 200 km hızla gidebilecek bir araba olduğu. Gelin, sizlere bunun nereden aklıma geldiğini biraz anlatmaya çalışayım.

Günlük hayatımız devam ederken, yaptığımız, yapamadığımız onlarca düşünce ve hayal aklımızdan geçiyor. Kimisine hemen başlıyoruz ve harekete geçiyoruz. Kimisine zaten ulaşamam deyip hareket etmekten vazgeçiyoruz.

Bu hedefler için vaktimizin yeterli olmadığından yakınıyoruz. Çünkü hayatımızda koşturduğumuz alanlar çok fazla. 

  • Her gün işe gitmek zorundayız, çünkü evde yiyecek bir ekmeğe ihtiyacımız var.
  • Okula gitmek zorundayız, çünkü eğitim alıp iyi yerlerde çalışmak için uygun hale gelmemiz gerekiyor. Böylelikle herkesten daha iyi paralar kazanabilir, yiyeceğimiz yemeğin çeşidini 1’den 10’a çıkarabiliriz.
  • Sosyal faaliyetlere katılmamız gerekiyor, yoksa toplum tarafından asosyal damgası yeriz. Bunun için dışarıda gezmeli,  para harcamalı ve yediğimiz yemeği dahi sosyal medyada paylaşmalıyız.

Bunun gibi belki onlarca madde sıralanabilir. Fakat bu hayatımızın genel bir şablonu. Listeyi uzatsak da manası ve anlatmak istediklerim yine aynı kalacak.

Tabii bir de bunların yanında ulaşmak istediğimiz hedeflerimiz var. Fakat bunlara ulaşmak için gereken vaktimiz yok ve sürekli bundan yakınıyoruz. Yakındıktan sonra, gücümüz kalmadığı için de kendi içimize dönüp, bireysel bir hayatı yaşamaya ve sonrasında da o yaşamı düzgün bir şekilde sonlandırmaya çalışıyoruz.

Peki, saatte 200 km hız yapan bir arabayla bu anlattıklarımın ne alakası var?

İnsanoğlunu dünyaya gelen, deposu dolu, saatte 200 km ile gidebilecek bir araba olarak düşünelim. 

Yukarıda saydığım 3 madde gibi, neredeyse her insanın rutin yaptığı işlerle arabamız 100 km hızla gidiyor ve bir yere varış amacımız da yok.

  • Tehlike az,
  • Güvenli,
  • Yakıtı da az yakıyor.

Dünya’da ses getirecek işler yapmak ve hedeflerimizi gerçekleştirmek istiyorsak saatte 200 km hıza çıkmamız gerekiyor. Çünkü yol uzak ve ömür bitmeden, hedefimize ulaşmak istiyoruz.

  • Tehlike fazla,
  • Her an kaza riski var,
  • Sürekli yakıt ikmali gerekiyor.

İşte burada, insanın yakınmadan önce, kendi gerçekliğine bakması gerekiyor. Herkes bir şeyleri değiştirmekten bahsediyor, güzel işler yapmaktan ve belki de kötülüklerin hâkimiyetinin sona erdirilmesinden. Fakat bu yol uzun ve 100 km hız ile giderek bitecek bir yol değil. Tehlikeyi göze alıp, kendimize yakıt olacak umudu diri tutmamız ve yaratılıştan bize verilen potansiyeli, maksimum kapasite de kullanmamız gerekmekte. Onun dışında tüm söylemler boş ve gerçekle alakası olmayan laf kalabalığı olmaktan öteye gitmeyecektir. Umulur ki biz de insan olarak potansiyelimizin farkına varıp, hedefler belirleyip, ulaşmak için çaba sarf edenlerden oluruz.

Bunu arkadaşlarınla paylaş;

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Takipte kalmak için,

imgimg
imgimg