Evren İnsan ve Yasaklar -1-

Kâinat müthiş bir yaratılışa ve bunun içerisindeki gizemliliğe, var olup gördüklerimize ya da göremediklerimize, zerreden kürreye her şeye ev sahipliği yapmaktadır. İnsan kendisine verilen ilim ve irade sayesinde, ulaşabildiği bu saha içerisinde birçok varlıkla, beraber yaşamayı öğrenmiştir. Yaşamı için gerekli olan bu ilişki zinciri, kendi içerisinde aslında bir hiyerarşik yapılanma oluşturmaktadır.

Bu konuda Aristoteles’te bizden farklı düşünmemiştir. Evrendeki bütün varlıkların yaratılışları itibariyle kendisine yöneldiği, en mükemmel varlığa kadar yaratılmış olan varlıkların bir hiyerarşik yapılanma içerisinde olduğu ve derece derece birbirlerine bağlı olduklarını ifade eder. Devamında ise şöyle der;

”Bu dizide yer alanlar arasında bir uyum ilişkisi söz konusudur. Zincirdeki ardışık halkalar, birbirlerinden mümkün olan en az farkla ayrılmışlardır.”

 “Öyle ki, bu düzen zincirinin en uyumlu ve barışçıl bir bütünlük içinde birbirine bağlanmadığı, ne yerde sürünen bir kurtçuk, ne yükseklerde uçan bir kuş, ne de denizlerde yüzen bir balık vardır.”

Varlık âlemi içerisinde, var oluşun en tepesinde olduğunu iddia eden insan, bu gücünü ilahi merciden almaktadır. Haksız da değildir. Ancak Bu haklılığını evrendeki sorumluluklarını yerine getirerek ispat edebilir.

Diğer varlıklar yaratılışı itibari ile böyle bir özgür iradeye sahip değillerdir.

Yönetim hakkı kendisinde olan insan, merhameti, şefkati, varlıklar arasında düzeni sağlama işini, doğru davranış biçimini tanımlayan bu unsurları, hiyerarşik yapılanmanın tepesinde olduğu halde, bir bitkiden ve hayvandan bekleyemez.

Yani kendisini yönetmeyi tabiatın ve hayvanatın üzerine sorumluluk olarak atayamaz. Bu insanın yüklenmiş olduğu, yaratılıştan gelen sorumluluğudur. Bundan kaçamaz.

Hiyerarşik Yapılanma ve İnsan

Hiyerarşik Yapılanma ve İnsan

Yalnız; insan bu varlık zinciri ve hiyerarşik yapılanma düzeni içerisinde varlıklarla ilişkisini en güzel biçimde yönetmesi gerekirken, kendisini dengeleri bozan bir konuma oturtmuştur.

Etrafı ile olan ilişkisini doğru yönetmeyen- yönetemeyen insan, başka canlıların yaşam alanlarına da haksız bir şekilde müdahale etmeyi, kendi yetki sahasında görmüştür. İnsanın bu tavrının yanlışlığını tarihteki şu olay kanıtlamaktadır. Örnek bir yaklaşımla konu edilen dava, etrafımızdaki diğer canlılarla da nasıl bir ilişki içerisinde olmamız gerektiğini bize öğretmiştir.

“1545 yılında Saint-Julien köyü sakinlerinin, Ambléve’li Haşerelere karşı açtığı dava, bu çerçevede ilgi çekicidir. Zira davayı, piskoposluk yargıcının böceklere atadığı avukat tarafından savunulan böcekler kazanmıştır. Yargıcın bu kararının gerekçesi ise, böceklerin de Tanrı tarafından yaratılmış olduğudur. Dolayısıyla, bitkilerle beslenme konusunda insanlarla aynı haklara sahip olduğu, kanıt etrafında sunulmuştur”

Bir böcekle bile aynı haklara sahip olması gerektiğini söyler insanların kurduğu mahkeme. Hal böyleyken, evrendeki bu işleyiş yasalarını kendi çıkarlarına dönük kullanmak isteyen insan, asli sorumluluklarını unutarak, hem kendi cinsine, hem de etrafındaki diğer varlıklara zarar vermiştir.

Bulunduğu konumu, uygun olmayan çıkarlarına hizmet ettirmeye zorlamış, bunun karşısında duranlara kimselere ve tabiat yasalarına, inanılmaz derecede sert karşılıklar vermiştir. Oluşturduğu hayatın getirisi olan ve bununla mutlu olduğunu zannettiği dünyanın yıkılmaması için de yasaklar getirmiş ve bu yasakları çiğneyeni cezalandırmıştır…

Konu devam edecektir…

Mehmet Zeybek

Latest posts by Mehmet Zeybek (see all)

Bunu arkadaşlarınla paylaş;

Evren İnsan ve Yasaklar -1-” için bir yorum

  • 20 Aralık 2018 tarihinde, saat 20:15
    Permalink

    Insan bu evren içerisinde ona verilen sorumluluk alanı terk edip kendine kendi dünyasından bir yasam oluşturduğu anda ilk önce kendine sonra onunla uyumlu gitmesi gereken tüm canlılara zarar verir malesef bunun faturasida acı olmaktır tabiki …. emeğinize saglik

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Takipte kalmak için,

imgimg
imgimg