Kıymetinizin Farkında mısınız?

Kıymetli olmak, nasıl bir şey acaba? Sözü söylerken bile kulağa hoş geliyor. Sanırım anlamı da bir o kadar güzeldir. Kıymetli olan sadece insan mıdır? Yoksa onunla beraber evrende var olan her şey mi? İnsan ve kıymet arasındaki ilişki ne? Bunu sorgularken, araştırmalarım beni bunların cevabını net bir şekilde alabileceğim asıl kaynağa yönlendirdi. Konu ne olursa olsun, eğer sağlıklı bilgiler almak istiyorsak, elbette doğru olan o işin kaynağına inmektir. Bende öyle yaptım.

Hani bir şeylerden emin olmak için sorarız ya! Bu işin delili nedir? Söylediklerini ya da yaptıklarını nereye dayandırıyorsun? Elinde bunları doğrulayan ciddi bir kaynağın var mı gibi sorular ile ilgili sizlere kendi delillerimi sunmak isterim:

Kadim geleneğimizden, geçmişimizden, onların tecrübelerinden istifade etsek de, sonuç olarak onların arasına karışmış kirlilikleri ayıklayacak elimizde doğru ve yanlışı ayırt edecek bir “mihenk taşımızın” olması gerekiyor.

Evrende var olup da “bu da önemsiz,  yaratılmasaydı da olurdu” diyebileceğimiz bir şey var mı? Varsa bunlar nelerdir? Yoksa kendimizi buna yetkin görmüyor muyuz? Doğrusu da bu olsa gerek. Bu tasnifi ne yapma yetkimiz var ne de bu bilgileri elde edebilecek zamanımız. Biz bunları çözemeden ömrümüz son bulacaktır inanın.

O zaman şöyle demekte fayda var; ‘Varsan değerlisin’ ya da ‘varsam değerliyim’.

İnsan dışında her şey bunun farkında…

İnsan ve Kıymet

Dağların heybetli duruşu, ağaçların; “biz olmasaydık ne yapardınız” dercesine endamları, suyun akışı, kuşların uçuşu, karın yağışı, çeşit çeşit çiçeklerin kokusu, Ayı’nın nehrin tersine yüzen balığı bekleyip yemesi, toprağın bünyesindeki her türlü rahmeti sunması, ateşin yakması, aklımıza gelen veya gelmeyen zerreden kürreye her şey; “ben varım ve değerliyim” diyor. Onları daha değerli kılan şey ise; var olmakla beraber varlık amaçlarına uygun yerde bulunuyor olmalarıdır.

İnsan bu var oluşun neresindedir veya neresinde olması gerekiyor? O kendini diğer varlıklar gibi değerli görüyor mu?

Yukarıda saydıklarımız aslında insanın yaşam kaynaklarından birçoğu. Eğer onlar önemli veya değerli ise insan da muhakkak değerlidir. Öyle değil mi?

Peki! O halde dünyaya şöyle bir bakalım; insan ve kıymet ilişkisi açısından, insan kendi kıymetli olduğu için mi birbirini öldürüyor ya da kıymetli olabilmek için mi? Kendi yaşam kaynaklarına kıymetli olduğu için mi zarar veriyor? Önüne gelen her şeyi talan ediyor, bozuyor, yok ediyor, darmadağın edip içinden çıkılmaz hale sokuyor. Halbuki düzeltip yeryüzünü imar etmekle görevliydi. Bu görevini yerine getirdiğinde kıymetli olacak, insan ve kıymet arasındaki ilişki doğru tesis edilecek. Sonrasında ise, diğer varlıklar ona bu görevinde yardım ederek kıymetlerini ortaya koyacaklardı.

Dünyada içler acısı öyle manzaralar var ki, insan sanki yeryüzünü imar için gönderilmemiş de, yıkmak için gönderilmiş. İnsan bu hale nasıl geldi? Neden asli vazifesini yerine getirmiyor? Neden kendini bu kadar değersizleştirip aşağılıyor? Ve üstelik bunu kendi eliyle yapıyor. Suçlayacağı kendisinden başka hiç kimse de yok. Tuhaf değil mi? Kendi kıymetinizi kendi elinizle yok etmek için uğraşıyorsunuz.

Sorun nerede ve niçin insan bu halde?

Yazı devam edecek inşallah…

Mehmet Zeybek
Latest posts by Mehmet Zeybek (see all)
Bunu arkadaşlarınla paylaş;

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Takipte kalmak için,

imgimg
imgimg