İyilikten İyilik Doğar

Aslında başlıkta görmüş olduğunuz söz gündelik hayatta duyduğumuz ”İyilikten maraz doğar” sözünün hem olması gerekeni, hem de zıttı. İyilikten maraz mı doğar yoksa yeni iyiliklere kapı mı açarız, ya da kimlere, niye ve neden iyilik yapmalıyız? Gelin biraz bunun üzerine düşünmeye gayret edelim.

İnsanlar gündelik hayatta sürekli bir iletişim halindedir. Hayatın devamı ve verimli bir şekilde yaşamaya devam etmek için iletişim gerekli bir unsurdur. Öyle ki işyerimizde çalışma arkadaşlarımızla iletişim kurarız, ailemizde eşimiz ve çocuklarımızla, dışarıda ise tanımadığımız diğer insanlarla. 

Bu insanlarla, mensubu olduğumuz toplumun konuştuğu dil ile genelde sözlü olarak konuşuyoruz ve yine genel olarak buna iletişim diyoruz.

Bu kadar şeyi neden anlattın ve başlığın ile ne alakası var diyebilirsiniz. Ben size bugün, sözlü ya da teorik anlamda tüm iletişim türlerinden farklı bir iletişim türünden bahsedeceğim, onun da adı “iyilik”.

İyilik bana göre en net iletişim türü. Peki, neden iyiliği böyle bir iletişim vasıtası gibi görüyorum biraz ondan bahsedeyim sizlere.

Yolda gördüğünüz her insana, arkadaşlarınıza, akrabalarınıza diğer tüm insanlara bir takım konularda öğüt verebilirsiniz. Onlara neyin doğru, neyin yanlış olduğunu söyleyebilirsiniz. Bunları ortaklaşa konuştuğunuz dil üzerinden söyleyerek, karşınızdaki kişinin anlamasını ve uygulamasını beklersiniz. Fakat bu çoğu zaman istediğimiz kadar anlaşılmaz ya da çabuk unutulur.

Unutulmayacak ya da unutulması zor olan şey nedir biliyor musunuz? İyilik yapmaktır. Siz bir insana zor bir durumunda herhangi bir karşılık beklemeden, sadece sizi siz yapan evrensel değerlere bağlı kalarak yardım ederseniz, o insana karşı söylediğiniz binlerce kelimelik lafı özetlemiş, öğütlemiş ve göstermiş olursunuz.

Sonrasında ise o insanın karakterinde bir bozulma yoksa, sizin yaptığınız hareketin anlamını görür ve o da kendinden başka insanlara karşı hangi eylemi, nasıl ve neden yapması gerektiğini öğrenir.

İşte burada siz o insanla en iyi şekilde iletişime geçmiş olursunuz. Ayrıca attığınız iyilik tohumundan, farklı insanların meyve yemesi için en önemli katkıyı yapmışsınızdır. 

Sonuç olarak bu yaptığımız şey, bizleri birer besi danasından farklı kılandır. Dünyaya bir ömür yiyip içip, sonrada ölmeye gelmediğimizi anlamamız ve dünyaya iyi dokunuşlar yapmamız gerektiğini öğrenmemiz gereklidir.

O yüzden iyilik yine iyilik doğurur. Yaptığınız iyiliği kötüye kullananlar olduğu zaman ise, bu sizin yaptığınız hareketin yanlışlığını değil, iyiliği yaptığınız kişinin yanlış olduğunu gösterir. Dolayısıyla insan, yapmakta olduğu iyilikleri devam ettirmeli ve bu konuda karşısına çıkanlara göğüs germelidir.

Yapmadığımız, yapamadığımız ya da uğruna çaba sarf etmediğimiz tüm iyiliklere, “iyilikten maraz doğar” gibi binlerce kılıf bulmak mümkündür. Asıl mesele bu kılıfı yırtıp atacak yüreğe sahip olmaktır.

Oğuzhan Güneş
Latest posts by Oğuzhan Güneş (see all)
Bunu arkadaşlarınla paylaş;

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Takipte kalmak için,

imgimg
imgimg