Teknoloji ile Akıllanmayan Tek Varlık

Günümüzde gittikçe artan yazılımlar ve gelişen teknoloji ile birlikte, insanın etkileşimde olduğu neredeyse her nesnede bir akıllılaşma süreci başladı. Başta telefonlarımız, evlerimiz olmak üzere çamaşır makineleri ve buz dolapları bile akıllı hale geldi. Peki tüm bu etkileşim halinde olduğumuz nesneler akıllı hale gelirken, insanlardaki akıl etme, düşünme hayal etme fonksiyonları neden gittikçe köreliyor? Köreltilen yetenekler üzerinde düşünülmesi gereken konu tam da bu.

Aslında bu sorunu size bir benzetme ile örnek vermek istiyorum. Geçtiğimiz günlerde ‘’Martin Stervander’’ isimli bir araştırmacı, ekibiyle birlikte bir kuş türü hakkında araştırma yaptı ve notlarını yazının sonunda vereceğim sitesinde paylaştı. Bu haber bizim basınımızda da yer buldu. Özetleyecek olursak, yapılan araştırmada, çok uzun zaman önce buraya gelip yerleşen bu kuşların ataları, zamanla oradaki kaynakların bolluğu ve tehlikenin olmayışı nedeniyle göç etmeyi bırakıp buraya yerleşiyorlar. Her türlü yiyeceğin ve temiz suyun olduğu bu adada, atalarından sonra gelen kuşlar farklı davrandılar. Sonuç olarak her şey ellerinin altında hazır olduğundan dolayı uçmaya gerek duymayıp, uçmayı unuttular.

Bu örnekten bizim çıkaracağımız ders ise; kullanılmaya gerek duyulmayan yeteneklerin körelip, algıların zamanla yok olacağıdır. Teknoloji bizlere hayata yardımcı olmak için çıktığı bu yolda, bizler tarafından çok yanlış kullanıldı ve hala da yanlış kullanılıyor.

Köreltilen Yetenekler

Bilgisayarlar büyük matematik hesapları yapmak için çıkarıldı ve sonrasında hesabı kitabı o yaptığı için, bizlere ve çocuklarımıza bağımlılık yapan oyuncaklar haline geldi. Telefonlar iletişim kurmayı kolaylaştırmak adına çıkarıldı, nasıl olsa elimizin altında diyerek eşimizi dostumuzu aramayı bırakın, artık internette vakit geçirmekten eşler bile birbirlerinin yüzlerine bakamaz hale geldi.

Bu örnekler saymakla maalesef bitmiyor. Düşündüğüm her teknolojik aletin ve gelişmenin zamanla toplumun hepsinde olmasa da çoğunda, köreltilen yetenekler ve duygulara sebep olduğunu görmekteyim. Bu yüzden etrafımızdaki her nesne akıllı davranmaya başlamışken, bizler de aklımızı başımıza alıp acaba nereye gidiyoruz diye kendimize soralım. Teknolojik araçların ve gelişmelerin neden çıktığını, nasıl çalıştığını ve bizleri nereye götürmeyi amaçladığını öğrenelim. Bunları öğrenirken de yine teknolojiyi kullanalım ki bize kolaylık sağlasın ve daha hızlı şekilde, daha fazla ve sağlıklı bilgiye ulaşabilelim. Aklımızla alay edilmesine izin vermeden, bu toplumun içinde, bu gelişmelerin farkında olarak yaşayalım, umulur ki başkaları da bizlerin farkına varır.

Martin Stervander’in araştırmasına buradan ulaşabilir, bizim basınımızdaki habere de buradan bakabilirsiniz.

Bunu arkadaşlarınla paylaş;

Teknoloji ile Akıllanmayan Tek Varlık” için 2 yorum

  • 16 Aralık 2018 tarihinde, saat 00:42
    Permalink

    Martin Stervander 5600 uçamayan kuştan 2 tanesini yakalamış! evrimciler bunu çok yaptı. artık yemiyoruz. / teknolojinin yetenekleri köreltmediğini tam aksi dahada çığır/göz açtığını düşünüyorum şöyle ki; “telefon eşiyle iletişim kurmayanları ortaya çıkardı. bilgisayar hayatı oyun sananların oyuncak olduğunu belirginleştirdi. internet boş şeylere dalanlarla birlikte dalanları görünür yaptı”

    Yanıtla
    • 5 Ocak 2019 tarihinde, saat 23:59
      Permalink

      İnsan hangi yönünü beslerse ona dönüşür . Zaten böyleydi de teknoloji bunu ortaya çıkartmış oldu düşüncesi , insanın doğasına aykırıdır. Çünkü insan beslediği yönünü bir gün beslemeyi bırakabilir. Bu yüzden yazıda geçen şu kısma kesinlikle katılıyorum ‘ … bizler de aklımızı başımıza alıp acaba nereye gidiyoruz diye kendimize soralım. Teknolojik araçların ve gelişmelerin neden çıktığını, nasıl çalıştığını ve bizleri nereye götürmeyi amaçladığını öğrenelim.’

      Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Takipte kalmak için,

imgimg
imgimg