”Sağ” Olduğumuzu Kabul Ettik mi?

Hayat serüvenimiz içerisinde , bir şeylerin yolunda gittiğini, uygun olduğunu anlatabilmek için kullandığımız kelimedir sağlık. Sağlıklı insan, bitki, hayvan, birey,  aile, toplum,  beslenme, çevre,  ilişkiler, beraberlikler, zamanı sağlıklı kullanmak, , ya da bir şeylere karar verirken söylediğimiz ‘bu daha sağlıklı olur’ gibi sözler yaşamımız içerisinde sıkça kullandığımız kelimelerdendir.

Acaba ne anlatıyoruz birbirimize bu kelimeyi kullanırken veya biz anlatmaya çalışırken, karşı taraf gerçekten maksadımızı anlayabiliyor mu.

Gelin sağlıklı insan nasıl olur  bunu beraberce anlamaya çalışalım.

Bir insana ‘sağlıklı’ denebilmesi için; diri ve canlı olması, onu insan yapan bütün sistemin beden ve ruh anlamında hayati fonksiyonlarını tam olarak yerine getiriyor olması gerekir.

İnsan bedenine maddeden yapılmış tarafıyla baktığımızda, bir çok kompleks yapıdan oluştuğunu görürüz. İşlevleri birbirinden farklı olan bu yapı içerisindeki organlar, farklılıklarına rağmen ortak maksada aynı bünyede hizmet ederler.

Vücudumuzun her hangi bir yerinde sorun oluştuğunda, sorun oluşan bölgenin dışındaki organlar, bundan bana ne veya bu beni ilgilendirmez diyemez. Çünkü yaptıkları görev itibariyle hepsi bir şekilde birbirlerine bağlıdırlar. Bu bağlılıkları birbirlerine karşı sorumluluklar oluşturur.

Sağlıklı İnsan ve Sorumluluklar

Sorumluluklarını yerine getiremeyen bir parça sistem bütünlüğüne arıza verdirir. Şöyle düşünün; çok basit bir mide bulantısında bile , tabir yerinde ise insan aptala dönüyor. Elini hiçbir yere atası gelmiyor. Halsiz düşerek, Bütün vücudun bundan etkilendiğini hissediyor. Yani midedeki sorun çözülmeden vücut dengesini bulup normal yaşamına devam edemiyor.

Aslında bu ilişki zincirinden, insanın kendi ile beraber, içinde var olup yaşadığı ekosistem içerisindeki yeri ve sorumluluk alanına gelmek istiyorum.

Buralarda yaşam sağlıklı ise insan sağlıklıdır. Sadece yemeyi içmeyi organik yapmak yeterli değildir. Bu işin bir kısmı. Yeri gelmişken açıklamakta da fayda var; insan ve biyolojik anlamdaki vücut organlarının bağlı olduğu yaşam kaynakları, insana ne kadar sıhhatli, sağlıklı-diri ve canlı ulaşırsa, bu sistem bütünlüğü içerisindeki her bir organ, o oranda diri ve canlı olup görevini yerine getirecektir.

Yani organların sağlıklı olması, kendi iç mekanizmalarının işleyişinin dışındaki büyük işletim sistemine bağlı olmasından geçer.

Bunu besin kaynaklarının yetişmesinden tutun, insanın birbirine karşı sorumluluğu, ekonomik ilişki biçimleri ve hatta en önemlisi içinde yaşadıkları yerküreyi, toprağı, suyu, ateşi, havayı, yeraltı ve yerüstü kaynaklarını kullanma biçimine kadar uzanır.

İnsan bu etkileşim içerisinde hayat sürer. Bunlardan herhangi birinde oluşacak sorun, insanda da sorunların oluşmasına yol açacaktır.

O HALDE; İNSAN KENDİ İLE İLGİLENİP SAĞLIKLI OLMA ÇABASINI ANLAMLI HALE GETİREBİLMEK İÇİN, İÇİNDE YAŞADIĞI YERKÜREYE KARŞI DA SORUMLULUKLARINI YERİNE GETİRMEK ZORUNDADIR.

Mehmet Zeybek

Latest posts by Mehmet Zeybek (see all)

Bunu arkadaşlarınla paylaş;

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Takipte kalmak için,

imgimg
imgimg