Şahsiyetli İnsan Yetiştiriyor muyuz?

Şahsiyet; diğer bir tabirle kişilik-karakter, benlik de dediğimiz bu temel değer, bir kimsenin kendisine özgü manevi ve ruhsal özelliklerinin bütünüdür. Bu değer bizleri tüm canlılar içinde “İnsan” statüsüne eriştirmektedir. İnsan, çocukluktan itibaren içinde yaşadığı toplumun değerlerini özümseyerek şekillenir. Özümsenen bu değerler davranışlarla yaşam bulur ise kişi, şahsiyet-karakter sahibidir diyebiliriz. Şahsiyetli insan; artık çocukluk çağını geçmiş, kendi ayakları üstünde durabilen, kendini ifade edebilen, savunabilen, niçin var olduğunun bilincinde olan, hayata dair bir anlam arayışına sahip bir insan olmak demektir.

Toplumumuzda insanlar arasında hani hep söylenir ya; “özü sözü bir, sözünün eri insan” diye. Bu ifadeler sizce de karaktere, kişiliğe vurgu da bulunmuyor mu? Bana öyle geldi! Biraz açacak olursak; kişinin sözünün doğruluğu, verdiği sözü tutması, duruşunun netliği, kendinden eminliği, varlığının başkalarına bir değer katması, o kişiyi farklı kılan niteliklerdir.

Düşünsenize böyle güzel özellik ve niteliklere sahip bir insan toplumunda yaşıyor olmanın vereceği huzuru, mutluluğu, güveni… İstemez miydiniz? Kim istemez ki?

Yukarıda bahsettiklerim, aslında her bir insanın özünde var olan ama çeşitli nedenlerle sonradan bozulan temel değerlerdir. İnsanı, kişiliği oturmamış nerede nasıl davranacağını bilmeyen, yeteneklerini insanlığın faydasına kullanmayan, şahsiyet yoksunu bir canlıya dönüştürmüştür.

Tüm insanlığın ortak hedefi ahlaklı, şahsiyetli insan yetiştirmek olmalıdır.

Eğitim de; bireye şahsiyet ve kişilik kazandırmak, üzerinde durulması gereken en öncelikli görevlerden biri olmalıdır.

Şahsiyetli İnsan Ve Şahsiyet Eğitimi

Şahsiyet eğitimi demek; yalnızca bir çocuğun eğitimi değil, aynı zamanda bir toplumun geleceğini inşa etmek demektir.

Sizlerin de bildiği ve gördüğü üzere; içinde yaşadığımız toplumun ihtiyacı olan bu evrensel değerler, ne aile, ne de mevcut eğitim sisteminde verilebilmektedir.

Üzülerek belirtmeliyim ki; dengesi bozulmuş bir aile yapısı ve içi boşaltılmış ezberci bir eğitim modeli şahsiyet gelişiminde birey için uygun değildir.

Ayrıca şahsiyet üzerine dizi ve filmler etkili olmaktadır. Bugün bireylerin üzerinde çok büyük etkisi olan; adeta dünyayı eğiten, sinema, filmler ve diziler; şahsiyetsiz, kimliksiz, çevresinde olup biten olaylara karşı son derece duyarsız, insani değerleri gelişmemiş nesillerin yetişmesinde etkili olmaktadır.

İnsanın bilgiye ulaşmasının çok kolay olduğu bir dönemde; her şeyi bilen, her şeyden haberdar olan, fakat farklı olmak adına yapılanların normal karşılandığı ve bencilliklerin arttığı bir hayatı yaşıyoruz. Toplum, medyadaki dizi ve filmler aracılığıyla ahlaki erozyona uğratılıyor ve bir nesil erdemden yoksun yetişiyor.

Günümüz insanının, sadece zihinsel özelliklerine dikkat etmenin veya kariyerin öncellendiği çalışmaların, kişi ve toplum açısından yeterli ve öncelikli olduğunu düşünmüyorum. İnsanın davranışsal ve sosyal yönlerinin geliştirilmesi ve öncellenmesi gerekmektedir.

Yaşanmaya değer bir hayatın özleminde olarak;

Vefalı, cömert, duyarlı, fedakâr, sevgi ve saygı gibi insanın kişiliğini oluşturan bu ahlaki değerlerden faydalanarak; öğrenme isteği ve sorumluluk bilinci olan, yardımlaşan ve destekleşen, duruş sahibi şahsiyetli insan ve nesiller yetiştirmek için doğruya ve güzele giden yolda çaba gösterenlerle yürümek ümidiyle.

Bunu arkadaşlarınla paylaş;

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Takipte kalmak için,

imgimg
imgimg