Tanrı Yoksa Her Şey Mubahtır

Dostoyevski bu sözdeki Tanrı’dan ve mubahtan neyi kastetti bilemiyorum ama ben de bu sözden yola çıkarak diyorum ki: Tanrı olduğu halde her şey mubahtı belki de birilerine!

Hafızamızı “Balığa” benzetenlere taş çıkartıp hemen birkaç örnek hatırlayalım;

Deniz kumuyla yaptığı binanın temelini “Bismillah” diyerek atan ve üstüne bir de fakirlere dağıtılmak üzere yine “Bismillah” diyerek “kurban” kesen müteahhit Veli Bey’i unuttuk mu mesela?

Evet unuttuk! Unutmasaydık eğer, yıllar sonra, yatırım yapacağı vaadiyle bulunduğu yerin İlçe Müftüsünü de yanına alarak “dualarla” tesislerini açtırmaya özen gösteren ve çimento yerine paralarınızı çalan Çiftlik Bank’ın sahibi Mehmet Aydın, 77 bin kişiden topladığı 511 milyonlarıyla sırra kadem basmazdı belki de… Zira tarih tekerrürden ibaretti ve ders alınsaydı tekerrür etmezdi tarih!

Veya az önce cemaatle kıldığı vakit namazından bol bol sevap toplamanın verdiği gönül huzuruyla cami avlusuna çıkan ve hangi “faizsiz” katılım bankasının daha çok “kar payı” verdiğini konuşan yaşlı amcalarımız olmaz mıydı dersiniz?

Gidip görenlerin “ayn’el yakin” şahit oldukları üzere aynı gönül huzurunun daha büyüğünün temin edildiği “Kutsal” mekanımız Kabe’de de durum pek de farklı değil hani.

En samimi duyguları kelepir fiyatına satın alınan ve bin bir “tecvid” le okunan surelerin etkisiyle, göz pınarları Van Gölüne dönen “Müslümanların”, hemen yanı başlarına dikilmiş ve yine onların “kan paralarıyla” yapıldığını düşünmeksizin, milyon dolarlık kuleleri görmeden gelmeleri gerekiyordu ve maalesef hala da öyle olmaya devam ediyor.

Bir de yine “kutsal”lıklarını nereden aldıklarını bir kere bile sorgulamadığımız mübarek gün, ay ve geceleri paraya tahvil etmede pek mahir “hocalarımız” var mesela. Hani şu, kütüğü kütüklüğünden utandıracak nitelikte ağlatmayı başaran sözüm ona hocalarımız!

Üzülmeyin lütfen! Dualarınızın da kabulü için en yakın zamanda samimi duygularınız, başka “ekran yüzleri” tarafından içinde bolca “Tanrı” nın bulunacağı tumturaklı cümlelerle ve itinayla sömürülecek efendim.

Üstad Dostoyevski haklı belki de! Birileri fena halde Tanrı varmış gibi inanıyor ama Tanrı yokmuş gibi yaşıyor galiba…

Vakit geç olmadan ve daha fazla üzüntüye gark olmadan, “başkalarına değil, kendimize gelelim” diyorum ve külahı önce kendi önüme koyarak başka bir soru daha soruyorum: Ya Tanrı varsa ve her şey mubah değilse?…

Emre Özer
Latest posts by Emre Özer (see all)
Bunu arkadaşlarınla paylaş;

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Takipte kalmak için,

imgimg
imgimg