Yapay Otistik Çocuklar

Birçok dost meclisinde artık çağımızın haz ve hız çağı olduğundan bahsedildiğini sizlerde duymuşsunuzdur. Hepimiz eskiye göre çok daha hızlı olmak zorundayız. Öyle ki yavaşlamaya bile zamanımız yok. Bizi hıza, dolayısıyla zamana ortak eden şeylerden biri de teknoloji. Günümüzde teknoloji hayatımızın önemli bir parçası. Artık kimse hayatımızdaki yerini yadsıyamaz ve yok sayamaz. Bilgiye ulaşma konusunda hiçbir problem yaşamıyoruz. Gelişen teknolojiyle beraber hayatımıza giren birçok yeni şey gibi teknolojiyle de ilişkimizi doğru kurmuyoruz. Sizce de bazı şeyleri çok abartıyor ve çocuklarımızı teknoloji aracılığıyla yapay otistik çocuklar haline getirmiyor muyuz?

TV başında geçirilen zamana dair yapılan araştırmalarda, haftalık 20,2 saatle Türkiye Dünyada dördüncü sırada.

İçinde Türkiye’nin de bulunduğu 33 ülkeden 53 bin kişiyle yapılan ‘Global Mobil Kullanıcı Araştırması’na göre, Avrupa’nın akıllı telefona en bağımlı ülkesi Türkiye ve yine Avrupa’da günlük ortalama telefona bakma sıklığı 48 iken, Türkiye’de bu rakam ortalama 78.

Tersinden bir okuma yaptığımızda bence bu veriler, birbirimizle olan insani ilişkilerimizi nasıl geriye götürdüğümüzü, körelttiğimizi gösteriyor. Tabii ki bunun toplumsal yansımaları olacağı gibi ailesel ve bireysel olarak da yansımalarının olacağı göz ardı edilemez.

Bir önceki yazımda eşler arası zehirli ilişkilerden bahsetmiş ve “normal” gibi gördüğümüz birçok ilişki biçiminin aslında nasıl “zehirli” olduğunu dile getirmiştim. İlişkimizi zehirli hale getiren unsurlardan biri de yukarıda birkaç örneğini verdiğim abartılmış teknoloji kullanımıdır.

Yapay Otistik Hale Gelen Çocuklar

Yapay Otistik Hale Gelen Çocuklar

Şüphesiz bu durum, eşlerimizle olan ilişkimizi etkilediği gibi çocuklarımızla olan ilişkimizi de etkiliyor. Uzman Pedagog İshak Orhan’ın belirttiği gibi : “Bu araçlar sınırsızca çocuğa veriliyorsa, o çocuğu anne baba bizzat kendi eliyle zehirliyor. Çünkü bunlar direkt beyin hücrelerini öldürüyor. Ayrıca çocuklarımızın hayat boyunca sahip olacakları kişiliklerinin yüzde 60’ı ilk 6 yılda oluşuyor. ilk 6 yılda bu çocuklara verilen cep telefonları, tablet ve bilgisayarlar bunların hayal dünyalarını kısıtlıyor, yaratıcı, eleştirel düşüncelerini öldürüyor. Çok yönlü odaklanabilmelerini öldürüyor. Çocuklarımız neredeyse yapay otistik çocuklar durumuna geliyorlar. Çocuğunu ismiyle çağırıyorsun seni duymuyor bile, bir şey söylemeye çalışıyorsun söylediğini algılayamıyor, anlamıyor. O kadar ciddi bir boyutu var bu tür araçların. Ama maalesef çocuğum sussun, ağlamasın diye çocukların ellerine bu tür aletleri veriyorlar. Bu çocuklar sonunda doyumsuz oluyorlar. Bu çocukların sonu kesinlikle başarısız olacaktır. Kafaları çalışmayacaktır. Akıllarını kullanamayacaklardır. İş önce anne babaya, okulda da öğretmenlerime düşüyor. Belli yaşlarda ellerine asla bu aletler verilmemeli.”

Görüleceği gibi “Aman çocuk sussun da dizimizi rahatça izleyelim” veya “bizim çocuk cep telefonunu gözü kapalı kullanıyor” gibi düşünce ve söylemler ileride tahmin edemediğimiz sonuçlar doğuruyor.

Yapay otistik çocuklarımız olmasını istemiyorsak, çocuklarımızı özellikle ilk yaşlarda teknolojiden mümkün olduğu kadar uzak tutmalıyız. İlerleyen yaşlarda ise çocuklarımızın teknolojiyle “sınırlı” ve “ahlaklı bir ilişki” kurabilmeleri, ebeveynler olarak öncelikle yine bizim elimizde. Sizce de öyle değil mi?

Emre Özer
Latest posts by Emre Özer (see all)
Bunu arkadaşlarınla paylaş;

Yapay Otistik Çocuklar” için bir yorum

  • 2 Ocak 2019 tarihinde, saat 23:28
    Permalink

    Kendi elimizle başımıza gelecek sorunların alt yapısını hazırlıyoruz emeğinize saglik

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Takipte kalmak için,

imgimg
imgimg