Yapay Zekâ Eğitimin Geleceğini Nasıl Şekillendiriyor?

Yapay Zekâ Nedir?

Yapay zekâyı ( Artifical Intelligence ), bilgisayar bilimi alanında, insanlar gibi davranan, akıllı makineler ve sistemlerin yaratılması için oluşturulmuş bir bilgisayar mühendisliği dalı olarak tanımlayabiliriz. 

Bilgisayar bilimleri, matematik, sosyoloji, biyoloji, psikoloji, sinirbilimi (nöroloji), felsefe gibi bilim dallarını kapsamaktadır.

Yapay zekâ artık normal yaşamımızın bir parçası ve günümüzde birçok alanda kullanılmaktadır. 

Son birkaç on yıllık süreçte ciddi manada bir devrim oldu ve olmaya da devam ediyor. Toplum olarak karşı karşıya olduğumuz, ciddiyetinin de çok farkında olmadığımız bu devrimin büyüklüğü hakkında ne kadar bilgi sahibiyiz? 

Bilgi teknolojilerinde gelişen-geliştirilmeye de devam eden, devrim niteliğindeki bu değişim ve dönüşüm son derece büyük olmasına rağmen, derinden ve çok sessiz geliyor.

Öğreten-öğrenen-insan kavramları bu çağı anlamaya yeterli değil. İnsanlık mevcut öğrenme biçimine benimsetilirken; bir taraftan da yeni dönemin beraberinde getireceği öğrenme modeli de yani öğrenen-öğreten, birbirleriyle konuşan ve karar veren makinelerin öğretimi eğitim-öğretim hayatımıza girmek üzere…

Her dönemin vaatleri olduğu gibi şimdiki dönemin de vaatleri var biz insanlara. Karar verebilen bu makineler şu an hepimizin yaşantısında görebileceği vaatler sunuyor: insanları yüzlerinden tanıyabiliyor, konuşmaları anlayabiliyor, araba kullanabiliyor ve hatta bugün ne yiyeceğimizi bizlere hatırlatan, evimizde otururken seyredeceğimiz diziyi-filmi önerecek derecede öğrenebilmiş makinelerden bahsediyoruz.

Yapay zekâ yeni bir devrim olduğu için insanlık tarihinde de çok önemli bir dönüm noktası olmaktadır. Önceyi yok ediyor, coğrafyayı, tarihi, dilleri, dinleri, ulus devletleri, ekonomileri, sosyal hayatı vs. Yapay zekâ ile yırtıcı kapitalizmin tanımladığı modern dönemlerden, yıkıcı kapitalizme hızlı bir geçiş yapıldı. 

Bugün okullarda sınıflara kurulan kameralardan öğrencilerin yoklaması alınırken, aynı zamanda çocukların yüzlerinden mutsuzlukları, ders konularını anlayıp anlamadıkları, faaliyet saatlerindeki davranışları gibi daha birçok sınıf içindeki durumlarını analiz edebilen yapay gözlerden bahsediyoruz.

Okullarda Yapay Zekâlı Robot Öğretmenler

İnsanın diğer tüm canlı varlıklardan ayrılan en önemli özelliği beyin gücüdür. Yapay zekâ da gelinen aşama insanın bu özelliğini elinden almaya aday olduğu kadar, hem çok şaşırtıyor, hem de çok ürkütüyor.

Bilim insanları, bu alanda hızla devam eden çalışmaların insanların şu anda yaptığı işlerin %85‘inin 2030 yılına kadar ortadan kaybolabileceğini öngörüyorlar. Bu devrimsel değişim eğitimi de doğrudan ilgilendiriyor. Öyle ki çok yakın zamanda insan öğretmenler ile robot öğretmenler aynı sınıfı paylaşacak. Çocuklara ahlaki ve etik değerleri insan öğretmenler verirken dersleri ise robotlar anlatacak.

Yapay zekâ sistemleri, insanlar kadar empatik değildir. Makinelerin duygusunun olmaması ve tamamen makineler ile verilmesi düşünülen bir eğitimin, insanı eğitirken gerekli olan duygusal zekânın eksik kalması süreçte çok kötü sonuçlara yol açacaktır.

Yapay Zekânın Eğitimdeki Rolü Nasıl Olacak?

Eğitimin değiştiği ve internetin temel eğlence ve bilgi kaynağı olduğu bir dünyada yaşıyoruz. Parmaklarının ucunda, okul çocuklarında ve hatta anaokullarında teknoloji ile büyüyen bir nesil oluşturulmasıyla bir okul projesi için, bir ansiklopediden birkaç sayfa fotokopi için, kütüphane ziyaret günleri geride kaldı. İnteraktif yazı tahtaları ve tablet tabanlı öğrenme gibi akıllı teknolojilerin okullarda daha yaygın hale gelmesiyle de sınıftaki kara tahtalar ve fotoğraf tahtaları da geçmişte kaldı.

Eğitimde verimliliği ve üretkenliği artırmak için ilerleyen teknolojiden faydalanmamız önemli bir rol oynayabilir.

Birçok sektörde olduğu gibi çeşitli uygulamalar ile eğitim sisteminde de etkilerini göreceğiz. Araştırmacıların konuyla ilgili hedefler ve öngörülerini aşağıdaki gibi sıralayabiliriz;

  • Eğitimin sürükleyiciliği için sanal gerçeklik sistemi,
  • Öğrenci ve öğretmenlere yönelik sanal kişiselleştirilmiş asistanlar,
  • Zengin, daha derin ve çözümlemeli bir öğrenme için oyunlar ve simülasyonlar,
  • Öğrencilerin sorularına cevap veren otomatik botlar,
  • Öğrencilerin test ve yazılı sınavlarını detaylı analiz etme ve sınıflandırma vb.

Öğrenciler kişisel asistan-robot AI sistemlerinin, yazılımını ve desteğini kullanarak dünyanın herhangi bir yerinden istedikleri zaman öğrenebilirler. Belirli türdeki sınıflandırmaların yerine geçen bu tür programlar sayesinde, yapay zekâ sadece bazı durumlarda öğretmenlerin yerini alabilir.

 AI tarafından desteklenen eğitim programları zaten öğrencilerin temel becerileri öğrenmelerine yardımcı oluyor, ancak bu programlar büyüdükçe ve geliştiriciler daha fazla öğrendikçe, muhtemelen öğrencilere çok daha geniş bir hizmet yelpazesi sunacaklar.

Sonuç? Eğitim bundan birkaç yıl sonra çok daha farklı görünebilir.

Yapay zekâ ve makine öğreniminin geliştirildiği bu teknolojinin eğitimde kullanılması gerekip gerekmediğini ve eğer gerekiyorsa, öğretme ve öğrenmeyi geliştirmede nasıl yararlı olacağını bir kez daha düşünmemiz gerekir.

Bu kaçınılmazdır, teknoloji gelişmeye devam ettikçe, öğrenme şeklimiz de değişecektir.

Yapay Zekâda Ana Rol Model İnsandır

Yapay zekâ, bir çocuk misali adım adım öğreniyor, küçük bebek adımlarıyla, her an her şeyden deneyimlediği ve hızlı bir potansiyelle…

Yapay zekânın var olmasının ana rol modeli-ebeveyni insandır. Yarın uyandığımızda, kendimizle ya gurur duyabilir ya da kendimizden utanabiliriz. Çünkü süreçte doğuracağı sonuçlar, bizim yapay zekâyı ne kadar doğru verilerle beslediğimize bağlıdır.

Diğer tarafta biz insanlar niteliklerimizin, yapabileceklerimizin bilincinde-farkında değiliz, bizler için doğru olanın ne olduğunu bilsek dahi uygulamayabiliyor, yeterli çabayı gösteremiyoruz.

Bir örnek verecek olursak; ana listemizin “nefes al, sağlıklı ye, su iç, hareket et, sevdiklerine zaman ayır ve sosyalleşme” olduğunu biliyor fakat bunu yaşantımızda ne kadar uyguluyoruz?

Yapay zekâ (AI), bizi doğru ve güzel işler yapan, daha iyi insanlar olmaya özendirecek mi? Kendimiz, neslimiz ve tüm insanlık için doğru olan gelecek tasarımları yapacak mıyız?

Bilinçli insanlar olarak; yapay zekâ gibi teknolojik gelişmeler doğadan, birbirimizden ve diğer başka türlerden ayrı-farklı olmadığımızı bizlere gösterdiğinde amacımız ne olacak?

Biz olduğumuz bilinciyle yaşadığımız dünya nasıl bir yer olurdu?

Bu sorulara vereceğimiz cevaplar, teknolojinin desteklediği gelişmiş-gelişen insanlığın olasılıklarıdır. 

Sonuç olarak;

Umuyorum, geliştirilen yapay zekâ tasarımları ile elde edilecek doğru veriler ve bu bilgilerle yapılacak eğilimler; öncelikle çocukların hayalleri, tüm insanlığın ihtiyaçları ve refahı için bir ses ve dünyanın sorunlarına çözüm üretmek için kullanılır.

Bunu arkadaşlarınla paylaş;

Yapay Zekâ Eğitimin Geleceğini Nasıl Şekillendiriyor?” için bir yorum

  • 6 Eylül 2019 tarihinde, saat 15:49
    Permalink

    Emeğine sağlık kardesim

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Takipte kalmak için,

imgimg
imgimg